Euphoria, 17 yaşındaki Rue'nun gözünden ilerleyen, ABD yapımı sert ve çarpıcı bir dram dizisidir. Zendaya'nın canlandırdığı Rue'nun anlattığı hikâyeler; cinsellik, kimlik arayışı, geçmiş travmalar, sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisi, madde bağımlılığı, aşk ve arkadaşlık gibi birbirine dolanmış temaları derinlemesine ele alıyor. Gençlik dönemindeki karmaşık duyguları ve yaşanan zorlukları cesur bir dille yansıtan dizi, izleyiciyi hem kişisel bir yolculuğa hem de günümüz gençliğinin ruh haline dair düşünceli bir bakışa davet ediyor.
The Narrow Road to the Deep North, İkinci Dünya Savaşı'nın gölgesinde geçen, duygusal derinliği yüksek bir dram. Hikâye, Avustralyalı cerrah Dorrigo Evans'ın Burma Demiryolu'nda savaş esiri olarak yaşadığı dehşet dolu günleri ve bu deneyimlerin ardından ruhunda bıraktığı derin izleri merkezine alıyor. Ancak Dorrigo'nun geçmişi yalnızca savaş ve esaret anılarından ibaret değil; savaştan önce, amcasının eşiyle yaşadığı ve toplumsal normlar açısından yasak sayılan ilişki de onu yıllardır peşinden ayırmıyor. Bu iki bellek katmanı arasında gidip gelen anlatı, bir insanın hem dış dünyanın yıkımıyla hem de kendi vicdanıyla yüzleşmesini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Politik ve tarihsel bir arka plana sahip olan yapım, aşk, suçluluk ve hayatta kalmanın bedeli üzerine etkileyici bir anlatı sunuyor.
Guillermo del Toro’nun çocukluğundan beri kurduğu bir hayalin gerçeğe dönüşmüş hâli olan bu uyarlama, Mary Shelley’nin klasik eserine hem saygı duruşunda bulunuyor hem de ona yeni bir ruh kazandırıyor. Victor Frankenstein, hayat verme takıntısıyla sınırları zorladığında, ortaya çıkan Yaratık yalnızca bilimin değil, insanlığın en karanlık sorularının yansımasına dönüşür. Del Toro, gotik atmosferi, acı, yalnızlık ve aidiyet temalarını güçlü bir görsel dille yeniden yorumluyor.