Fear the Walking Dead, zombi salgınının patlak vermeden hemen önceki günlerini ve virüsün insanlar arasında nasıl yayıldığını izleyiciye gösteren bir aksiyon, dram ve macera dizisidir. İlk sezonda odak, dünyanın altüst olduğu bu yeni düzenin karakterlerin ruh hâlinde yarattığı derin izler üzerinedir; korku kadar korkunun insan psikolojisini nasıl dönüştürdüğü de hikâyenin temel konusunu oluşturur. Diziyi The Walking Dead'den ayıran unsurlardan biri, zombilere verilen adlandırmadır: Burada yürüyen ölüler "Walkers" yerine "Infected" yani hastalık bulaşmış olarak anılır. Bu tercih, salgının kökenine ve bulaşma sürecine daha fazla ağırlık veren bir anlatının kapısını aralar.
M.I.A., uyuşturucu ticaretinin bir aile meselesine dönüştüğü, karanlık ve sert bir suç draması olarak izleyicinin karşısına çıkıyor. Etta Tiger Jonze, ailesinin gözleri önünde katledilmesinin ardından, öz ailesinin ölümünün hesabını sormak için sorumlulara karşı amansız bir intikam yolculuğuna girişir. Bu yolculuk, onu yalnızca bir intikam peşindeki kişi olmaktan çıkarıp kendi seçtiği yeni bir aile kurmaya da yöneltir. Yetim bir genç kızdan Güney Florida'nın en güçlü suç kraliçelerinden birine dönüşen Etta'nın hikâyesi, güç mücadelesi, sadakat ve bedel ödeme üzerine kurulu bir anlatıyla ilerliyor.